(Herşeyden önce 20bin kişilik boşyer kalması pek hoş bir hava olmadı. en ucuz biletin 40 lira yerine 25 lira civarında olması bu stadı önemsiz gibi gözüken maçlarda da dolduracaktır.)

Galatasaray Samsunspor’u 3-1 gibi görünüşte rahat gibi duran bir skorla geçti. maç öncesi yazılan çizilen şeyler çok önemli değil ama ben şahsen kazanabileceğimizi düşünmüyordum. maç başlarken ilk 11ler ortaya çıktığında da, çıkan kadro düşüncemi destekliyordu aslında.

maça yine 4-1-4-1 başladık. 4 defans 5 ortasaha 1 forvet. hep söylüyorum Baros tek forvet oynayamaz diye. ama takımımızda sabriyi 10 numara mevkiinde oynatıp sercanı yedek bırakan bir teknik direktör var malesef. maça Baros ve Elmanderle başlasa veya Ujfalusiden vazgeçemeyecekse Sercan ve Elmanderle başlasa maç çok daha erken kopardı. Nitekim Ujfalusi de dün Gökhan Zanla defansta bir önceki maça göre iyi gözüktü. Gökhan Zan sakatlanmadığı sürece Servetin bu takımında oynamasının bi manası yok.

Galatasarayda taktiksel hataları say say bitmez. oyun hep kadrodaki futbolcuların kalitesi üzerine kurulu gidiyordu. Ilk yarı takımı toparlayan isim Melo’ydu. belediye maçında da tek başına oynamıştı. bu sezon takımı bayağı sırtlayacak gibi görünüyor. 18. dakikada attığı golle 10 sene önceki 10 numaraya göz kırptı. 1-0 Taraftar desteği gördüğü zaman çok daha etkili oluyor yani biraz duygusal bir oyuncu.

Yediğimiz golde defansın hatası var. ama defans genel olarak iyiydi. (yani elimizdeki kadroya göre çıkabilecek en iyi 4lü budur) bu sene 10 tane iyi oyuncu aldık fakat hala yerli oyuncu kalitemiz çok yüksek değil. milli takıma 7 oyuncu vermemize rağmen Selçuk ve Sercan dışındakiler bankasya topçusu bana göre. golu mustafa sarpın atması da geçen sene en çok ıslıklanan oyuncunun yine ıslıklanmasını sağladı 1-1

sabrinin ortasahanın göbeğinde oyun kurucu gibi oynatılması şaka gibi geliyor bana. o mevkide oynayan bir oyuncuda ne olması gerekiyorsa sabride de işte tam onlar yok. Pasları ayarsız, bazen çok hızlı atıyor oyuncumuz yetişemiyor bazen de çok yavaş atıyor aradaki adam alıyor; oyunu yönlendirme becerisi yok; uzaktan düzgün şut çekemiyor. (sert vurmak düzgün şut çekmek anlamına gelmez) takımın bu 4-1-4-1 dizilişinde oynaması zaten yanlış ama ille de mecbursak sabri yerine Yekta oynamalı.

Kazımın da pek birşey yaptığını göremedim. topu aldı verdi. oyuna faydalı bir hareketi olmadı. Riera ve Eboue gibi tecrübeli oyuncuların yanında antreman yaparak onlardan biraz örnek alır umarım. ama takımın sağ açık sıkıntısı var. Volkan Şen alınsaydı iyi olacaktı. Alınamıyorsa da devre arasında Uğur Uçarı geri alıp Eboue’yi sağ açık oynatmak lazım.

maçın kırılma noktası Ebouenin sakatlanmasıydı. ilk yarı iyi bir performans ortaya koydu ve sahanın en çok koşanıydı Eboue. fakat onun sakatlanması terimin Elmanderi oyuna sokmasını ve 4-4-2 sistemine geçmemizi sağladı. yani Eboue sakatlanmasa kazanamazdık. Elmanderin girmesiyle Baros da rahatladı. sonra yorulan Barosun yerine Sercanın girmesi de işimizi kolaylaştırdı. 72. dakikada Sercanın topuk pası ve sonrasında Elmanderin sol ayakla düzgün vuruşu skoru 2-1e getirdi.

sonra 76. dakikada kalecinin Elmanderin göğsüne vurup geçmesiyle verilen penaltı ve kırmızı kart rakibin direncini iyice yıkan hareket oldu. bana göre kırmızı kart orada biraz ağır bir karar, Elmander de zaten suratını tutup hakemi aldattı, ama uefanın yeni kuralları bu şekilde diyorlar. (sportmenlik dışı harekete ve sakatlamaya yönelik harekete direk kırmızı çıkacakmış. hadi bakalım inşallah bütün maçlarda böyle devam eder.) Selçukun attığı penaltıda Melo neredeyse topun yanına kadar gelmişti. bence penaltının tekrarı gerekirdi. hakem ya gözden kaçırdı ya da o an taraftarın tepkisini göze alamadı. bilmiyorum.

Sonuç olarak takım olmamıza daha çok var. herkesin birbirini iyice tanıması gerekiyor. oturmuş kadro her zaman farklıdır. bence kadro; Muslera – Eboue – Ujfalusi – Gökhan Zan – Hakan Balta – Yekta – Melo – Selçuk – Riera – Sercan – Elmander şeklinde olmalı. Maçın gidişatına göre Ujfalusi – Servet, Sercan – Baros değişiklikleri yapılmalı. bunun haricinde fazla oynanmamalı. geçen hafta bizi bu hafta da trabzonu yenen IBB 2 senelerdir ufak değişiklikler haricinde aynı kadro ve aynı sistemle oynuyor. tabi ligdeki en iyi teknik direktör olan Abdullah Avcıyı da tebrik etmek lazım. Aslında GS’ın başına en çok yakışan isim Odur.

Devre arasında 3 veya 4 tane ilk 11de direk oynayabilecek yerli oyuncu lazım, ki bu da mümkün görünmüyor. malesef birsürü genç yetenek olmasına rağmen ülke olarak düzgün futbolcu çıkaramıyoruz altyapılardan. bu sene altyapıdaki oyuncularımızın birçoğunu da diğer takımlara gönderdik. Cem Sultan , Serdar Eylik gibi oyuncular en azından kupa maçlarında oynayabilirlerdi. senelerdir GS paf takımı ve a2 takımı hep şampiyon oluyor fakat Emre Çolak, Semih Kaya gibi birkaç istisna dışında hiç oyuncu kalmadı A takıma.

Samsunsporu da tebrik etmek lazım. çok iyi bir kadro kurdular. takım gibi de oynuyorlar. Hiç pes etmediler. Kalecinin kırmızı kart gördüğü pozisyona kadar hep kafa kafaya mücadeleyi sürdürdüler. bu sene ligde kalacaklarına inanıyorum. özellikle anadolu takımlarından çok puan alırlar.

Bir Sonraki Maçta Görüşmek Üzere

Snaan Archielago